ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2009 Cumartesi

Sarı Ölümler Üzerine Serpildi Gri Ayrılıklar


Sarı ölümler üzerine, serpildi gri ayrılıklar..

Ümit gemisindeydi seferin..

"Göğe dayalı bir merdiven"

Ya da çöle düşmüş kafile..

~ ♣ ~

Kalabalık yalnızlıklar içinde..

Varsa, yağmurlarla yarışmalı illa!

Kim daha çok dökecek katreleri?

Sen, yine de söyle nağmeni,

~ ♣ ~

Yaprakları dağılmış gül misali,

Hepimizin bir yanı.

Yüzlerde tebessüm, çağa inat.

Gizlenir hüzün, ki değerlidir.

~ ♣ ~

Kim daha hızlı?

Bir yaprak mı, yoksa sen mi?..


~Şafak GÖKDAĞ~

14 Kasım 2009 Cumartesi

Terkedilmiş Evlere Terkediliyor Cesedim



Kalbim sıkışıyor anne!..

Kuyulara atılıyorum her gün.

Bazen çöplüklere!..

Terkedilmiş evlere terkediliyor bazense cesedim..

Asrın kapanında avladılar beni anne...

Ateşte yanıyorum hergün, "alevleri göklere yükselmiş"

Kimse ateşe koşmuyor mu artık bizi kurtarmaya?

Neden ölüyor çocuklar bu ateşte..

Avucumuzda ki renkli hapları şeker mi sandık biz,kapatınca gözlerimizi geçecek miydi herşey..

Bu oyunda pahalı silahlarım yoktu benim anne, kıydılar masum yüzüme..

Savunmasız bir miniğe şimdi nerede kıyıyor bir acımasız?

Kimse düşünmüyor mu bizi anne?!

Açılımını yapsınlar hadi bu yangının..

Yanıyorum anne..

YANIYORUM!..


"Özgür" esirler kıydılar canıma!..

Çağdaşlık buymuş demek?

Ayakları prangalı, gözleri kör, kulakları sağır olup liğme liğme ettiler beni..

Kalpleri ne halde onların anne, kalpleri nerede?

Bana kıyanlar mı zalim, onları zalim edenler mi?

Dualarında saklanayım anne, kimse bulamasın beni orada!..

Dua et anne, dua et..

Verme beni onlara..

Her gün öldürüyorlar beni anne..

Her gün!..


Şafak GÖKDAG


Yükleyen divane_m.